Hayvanlar, aralarında haberleşmek için çeşitli usuller kullanırlar. Bu bazan
sesle, bazan hareketle, bazan da koku, renk veya ışık sinyalleriyle gerçekleşir.
Hayvanların bir kısmı bir çeşit mors alfabesi ile konuşur. Birçok balık
türü de yaydıkları elektrik sinyalleriyle haberleşirler. Pekçok
sayıda tatlı su balığı zayıf elektrik sinyalleri yayar. Bunlarla karanlıkta
yollarını bulur ve birbirleriyle haberleşirler. Yaşayan hayvan çeşidi kadar
lisan çeşidi mevcuttur. Her hayvan türü, kendine has bir dil ile
anlaşılır.

Sinyali alan hayvan, bunun hangi anlama geldiğini anlayarak
harekete geçer. Haberleşmenin aynı cins hayvanlar arasında olması, kısa ve öz
olması önemlidir. Haberleşmede sinyaller; cinsel çağrı, korunma, rakibini tehdit
etme, birbirini tanıma, besinin yerini bildirme, tehlikeyi haber verme gibi
maksatlarla kullanılır. Böceklerin çoğu, vücudun eğe şeklindeki bir kısmını
cisme vurarak, kas yardımı ile bir zarı titreterek ses çıkarırlar. Ateş böceği
gibi hayvanlar da ışık sinyalleriyle haberleşirler.

Son zamanlara kadar
balıklar dilsiz sanılırdı. Fakat yapılan araştırmalar birçok balığın yüzgeçleri,
dişleri, kemikleri, yüzme keseleri, solungaç veya kaslarıyla ilginç sesler
çıkardığını gösterdi. Amazon Nehrinin sularında kuşlar gibi cıvıldayan, trampet
çalan, tabanca ateşi veya köpek hırlamaları gibi sesler çıkaran balıklar vardır.
İşitme organları “labiren” denen bir kapsül içinde bulunan iç kulaktan
ibarettir. Bununla sudaki ses titreşimlerini işitirler.

Kuzusunu kaybeden
koyun, meleyerek yavrusunu arar. Geyikler bir tehlikenin varlığını ayaklarını hızla
yere vurarak arkadaşlarına duyururlar. Tavşanlar da, kızgınlık veya alarm
işareti vermek için arka ayaklarını sertçe yere vururlar. Yunuslar, su altında
çeşitli sinyaller çıkararak haberleşirler. Kuşların çoğu öterek, leylek gagasını
takırdatarak hemcinsleriyle anlaşır. Miyavlamak, kişnemek, havlamak, böğürmek
çeşitli hayvanların lisanıdır. Kunduzlar, geniş ve yassı kuyruklarını tehlike
durumunda suya çarparak çıkardığı seslerle arkadaşlarını uyarırlar. Bir geyik,
kuyruğunu aniden kaldırıp beyaz kısmını göstererek yavrusuna “Beni takip et!”
demek ister. Tropik bölgelerde yaşayan “ağaç karıncaları”, ağaç kabuklarına ve
yapraklara vurmak suretiyle ağaçtan ağaca birbirleriyle konuşurlar. Ağaç
galerilerde yaşayan böcekler başlarını sert zemine vurarak haberleşirler. Eski
mobilya ve ahşap eşyalarda bazan koro halinde başlarını vurmaya başlarlar.
Gecenin sessizliğinde hastaları ürkütürler..